En korktuğum şeydi ve başıma da geldi.Bebeğimin poposu pişti.
Bunun nedeni sanırsam ıslak mendilini değiştirmemden kaynaklı oldu.
Nivea'nın ıslak mendilini kullanıyordum,Markette onu bulamayınca eşim Prima'nınkini almış.
Nivea bana kullanırken çok kuru geliyordu.,bu durumun normal olmadığını düşünüyordum. Prima ise gayet ıslaktı.Temizlerken daha tatmin ediciydi.Islak mendille kurulayıp ,pişik kremini sürüp altını kapatıyordum.Sadece 3 gün kullandıktan sonra bebeğimin poposunda kızarıklar gördüm.Sonra her altını açtığımda bu kızarıklar yayılmaya başladı.ve sonra işte o vahim durum yaşandı, tamamen kızarıktı.3.gün sonunda hemen ıslak mendil kullanımını kestim.Ilık su hazırlayıp sık sık pamukla altını pamukla temizleyip yumuşak bir bez parçasıyla iyice kuruladım ve günde üç kez kortizonsuz mantar ve pişik kremini geri kalan alt değiştirmelerinde de kantaron yağını poposuna yedirdim.4.günde tamamen geçti pişiğimiz.
Şu an uzun bir süre ıslak mendil kullanmayı düşünmüyorum. Gerçektende pamukla temizlemek daha etkili ve sağlıklı geliyor.
Umarım sizin başınıza gelmez ama olur da gelirse sizde bebeğinize bu uygulamayı yapabilirsiniz.
Ben etkisini gördüm.
Bebeğinizin altı, kuru keyfi yerinde olsun........
3/22/2013
YENİ DOĞAN BEBEĞİNİZİ EMZİREMİYORSANIZ.
Bir önceki yazımda epidural doğumdan bahsetmiştim.Sezeryan prenses doğum olmasının yanında çok kötü bir duruma neden oluyor.Sezeryan normal bir doğum şekli olmadığı için sütümüzde normal tarihinden önce gelmiyor.Ben bu durumu yaşadım.sütüm 5 gün sonra geldi.Bu süre içinde üzüle üzüle bebeğimi mamayla besledim.Hastanede kaldığım süre boyunca yerimden zorlana zorlana kalkıp süt sağma odasına gidip 15 dakika bir meme 15 dakika diğer memeyi sağıp sadece 3 damla çıkarta bilip onuda koştur koştur çok değerli diye ziyan etmeyip bebeğimin ağzına damlatmıştım.
Bu süre içinde bebeğim memeyi asla kabul etmedi.Hatta ağzını kilitliyor,elleriyle itiyor ve feryat figan morarana kadar ağlıyordu.Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki benden tiksiniyor mu ,niye emmiyor,sütüm hiç gelmeyecek mi ,bebeğim anne sütü almazsa zayıf kalacak diye resmen bunalıma girmiştim.
Eşimin kardeşinin eşi canımız oğlumun doktor olan Zeliha Yengesi bebeği tamamen soyup benimle temas ettirmek istiyordu.Bende karşı gelip hasta olacağından korkuyordum.O pes etmeden her defasında soyalım bak bir şey olmaz beni dinle yapma böyle hasta olmayacak diyordu ama ben kıyamıyordum.Birgün beni dinlemedi bebeği tüm itirazlara rağmen sadece bezi kalacak şekilde soydu.Benimde üst tarafımı çıkarttı ve bebeğimi koynuma verdi.Memeyi ağzıyla tutmasını sağladı sadece 1 kaç dakika sürdü.O mememi almamak için çabalayan daha birkaç günlük bebek kokumla ve ten sıcağımla artık emmeye başlamıştı.Resmen ağlayacaktım o an sevinçten Allah Zelişimden razı olsun.
Tabi bu arada yavrum emiyor ama sütüm çok çok azdı.Bu durumuda süt sağma makinası alarak hallettik .Kesinlikle marka olarak size MEDELA süt sağma makinasını öneriyorum.Çekiş gücü aşama aşama arttırılabiliyor ve çok güçlü.3 saate bir sağarak sütümün gelmesini sağlayıp, çoğalttı.Hatta ara ara geleceğe yatırım yapıp medelayla fazla sütümü sağıp stok yapıyorum.
Lütfen bu yazımı okuyan kim varsa emmeyen bir bebek için bu yöntemi annelere önersin.Bende işe yaradı.Umarım bebeğimiz için çok önemli olan anne sütü alamayan bebekler içinde işe yarar.Anneler üzülmesin.Bebeler beslensin.
Şimdilik hoşça kalın ,dosça kalın ve kendinize iyi davranın:))))
Soracağınız her soru için ben burdayım.
Bu süre içinde bebeğim memeyi asla kabul etmedi.Hatta ağzını kilitliyor,elleriyle itiyor ve feryat figan morarana kadar ağlıyordu.Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki benden tiksiniyor mu ,niye emmiyor,sütüm hiç gelmeyecek mi ,bebeğim anne sütü almazsa zayıf kalacak diye resmen bunalıma girmiştim.
Eşimin kardeşinin eşi canımız oğlumun doktor olan Zeliha Yengesi bebeği tamamen soyup benimle temas ettirmek istiyordu.Bende karşı gelip hasta olacağından korkuyordum.O pes etmeden her defasında soyalım bak bir şey olmaz beni dinle yapma böyle hasta olmayacak diyordu ama ben kıyamıyordum.Birgün beni dinlemedi bebeği tüm itirazlara rağmen sadece bezi kalacak şekilde soydu.Benimde üst tarafımı çıkarttı ve bebeğimi koynuma verdi.Memeyi ağzıyla tutmasını sağladı sadece 1 kaç dakika sürdü.O mememi almamak için çabalayan daha birkaç günlük bebek kokumla ve ten sıcağımla artık emmeye başlamıştı.Resmen ağlayacaktım o an sevinçten Allah Zelişimden razı olsun.
Tabi bu arada yavrum emiyor ama sütüm çok çok azdı.Bu durumuda süt sağma makinası alarak hallettik .Kesinlikle marka olarak size MEDELA süt sağma makinasını öneriyorum.Çekiş gücü aşama aşama arttırılabiliyor ve çok güçlü.3 saate bir sağarak sütümün gelmesini sağlayıp, çoğalttı.Hatta ara ara geleceğe yatırım yapıp medelayla fazla sütümü sağıp stok yapıyorum.
Lütfen bu yazımı okuyan kim varsa emmeyen bir bebek için bu yöntemi annelere önersin.Bende işe yaradı.Umarım bebeğimiz için çok önemli olan anne sütü alamayan bebekler içinde işe yarar.Anneler üzülmesin.Bebeler beslensin.
Şimdilik hoşça kalın ,dosça kalın ve kendinize iyi davranın:))))
Soracağınız her soru için ben burdayım.
3/21/2013
EPİDURAL DOĞUM.
Hamileliğim boyunca her ne kadar normal doğumu istesem de maalesef olamadı.,epidural oldu.
Ama bu durumdan pişman değilim . Hani prenses doğum diyorlar ya gerçektende öyle.
asla korkulacak bir durum değil.Sancı çekmiyorsun.Bebeğin sıkışmadan dünyaya geliyor ve sen kendindeyken her anı keyifle, tadını çıkartarak yaşıyorsun.
Benim doğum hikayemde en son gittiğim 38.hafta kontrolümde doktorum zaten azalan ve takip altında tuttuğumuz suyumun çok az kaldığını hem doktorum hem ben normal istediğimiz için bu geceyi sancı gelip normal yapabilme ihtimaline karşı evde geçirmemi ,sancı gelmemesi durumunda ertesi sabah 10 gibi bebeği alacağını söyledi.İlk tepkim hadi gece birşey olursa ,O strese giremeyeceğimi söyledim ve bu konuşmadan 4 saat sonra bebeğimi aldılar.
Acı eşiği yerlerde olan ve zaten iğneden deli gibi korkan tamamiyle uyutulmamak ve bebeğimin her anını yaşamak istiyordum. Belden iğne acıyacak mı düşüncesi titretmeye başlamıştı beni.Ama doktorum o kadar anlayışlı ve ilgiliydiki beni çok rahatlattı.Belimden iğne yapılırken sedyenin üzerinde belinizi tamamen dışa vererek oturuyorsunuz ve anastezi uzmanı belinize iğne ile giriyor.Acısı nasıl mı ? Eminim herkes hayatında tahlil için bile olsa kan aldırmışır.emin olun ki kan aldırırken ki acıdan daha daha az acıyor.ve bunu benim gibi Acıya karşı çok duyarlı ben söylüyorum.İğne yapıldıktan sonra sedyeye uzanıyorsunuz ve yaklaşık ene bir kaç dakika sürecek olan tamamen uyuşulmanız bekleniyor.Yavaş yavaş ayaklarınızı hissetmemeye başlıyorsunuz.Tamamiyle hissetmiyorsanız operasyon başlıyor.
Doktorum artık başladığını söyledikten bir 20 sn sonra ne oldu kestiniz mi diye sordum.Oooo çoktan kestim dedi.Yani hiç ama hiç bir şey hissetmiyorsunuz.Bu arada keyifli ve duygusal bir sohpetten 5 dk. sonra doktorum bebeği çıkartacağını söyledi ve o ses duydum. yavrum ağlıyordu.Bebeğimi temizlemek için yan tarafa alınırken ben onu izledim ve bir yandan da karnımı kapatıyorlardı.Toplamda yarım saat süren operasyondan sonra beni odama sevk ettiler.
Odada sadece çok üşüdüm onun haricinde cin gibi kendimdeydim ve bebeğimizle ilgilendik tüm akrabalar yanımda.Yani son derece keyifliydi.Ama daha sonra geçen birkaç saat sonra hafif hafif ağrılar başladı.bu aralarda 3 saate bir ağrıkesici yapılacaktı.Onlar işe yarıyordu.En dayanılmazı susuzluktu.Saat 17:00 dan başlayan su içme yasağım 03:00 a kadar sürmüştü.Saat 03:00 da yürümem gerekiyordu.İşte bu kadar şeyin en zor kısmı o oluyor.Yürüme kısmı biraz sancılı geçiyor.Yataktan kalkmak zor,yürümek daha zor.Ama her seferinde acı biraz daha azalıyor.ikinci ün hastaneden yürüyerek çıktım.
3. gün kalkıp tuvaletimi yıkadım.1 hafta kadar külhan beyi gibi yürüdüm ama oda geçti.şimdi 37 gün oldu bomba gibiyim.
Kısaca özendirmek gibi olmasın ama normal doğum eğerki olmuyorsa kesinlikle epidural derim ben .
Tamamen uyuyupta yavrunuzun o muhteşem ilk saniyelerini kaçırmayın.Prensesler gibi doğurun:)))
Ben hiç ama hiç pişman değilim.
Bir sonraki yazım emziremeyen anneler için olacakkkk....
Şimdilik hoşça kalın dosça kalın ;)))))
Ama bu durumdan pişman değilim . Hani prenses doğum diyorlar ya gerçektende öyle.
asla korkulacak bir durum değil.Sancı çekmiyorsun.Bebeğin sıkışmadan dünyaya geliyor ve sen kendindeyken her anı keyifle, tadını çıkartarak yaşıyorsun.
Benim doğum hikayemde en son gittiğim 38.hafta kontrolümde doktorum zaten azalan ve takip altında tuttuğumuz suyumun çok az kaldığını hem doktorum hem ben normal istediğimiz için bu geceyi sancı gelip normal yapabilme ihtimaline karşı evde geçirmemi ,sancı gelmemesi durumunda ertesi sabah 10 gibi bebeği alacağını söyledi.İlk tepkim hadi gece birşey olursa ,O strese giremeyeceğimi söyledim ve bu konuşmadan 4 saat sonra bebeğimi aldılar.
Acı eşiği yerlerde olan ve zaten iğneden deli gibi korkan tamamiyle uyutulmamak ve bebeğimin her anını yaşamak istiyordum. Belden iğne acıyacak mı düşüncesi titretmeye başlamıştı beni.Ama doktorum o kadar anlayışlı ve ilgiliydiki beni çok rahatlattı.Belimden iğne yapılırken sedyenin üzerinde belinizi tamamen dışa vererek oturuyorsunuz ve anastezi uzmanı belinize iğne ile giriyor.Acısı nasıl mı ? Eminim herkes hayatında tahlil için bile olsa kan aldırmışır.emin olun ki kan aldırırken ki acıdan daha daha az acıyor.ve bunu benim gibi Acıya karşı çok duyarlı ben söylüyorum.İğne yapıldıktan sonra sedyeye uzanıyorsunuz ve yaklaşık ene bir kaç dakika sürecek olan tamamen uyuşulmanız bekleniyor.Yavaş yavaş ayaklarınızı hissetmemeye başlıyorsunuz.Tamamiyle hissetmiyorsanız operasyon başlıyor.
Doktorum artık başladığını söyledikten bir 20 sn sonra ne oldu kestiniz mi diye sordum.Oooo çoktan kestim dedi.Yani hiç ama hiç bir şey hissetmiyorsunuz.Bu arada keyifli ve duygusal bir sohpetten 5 dk. sonra doktorum bebeği çıkartacağını söyledi ve o ses duydum. yavrum ağlıyordu.Bebeğimi temizlemek için yan tarafa alınırken ben onu izledim ve bir yandan da karnımı kapatıyorlardı.Toplamda yarım saat süren operasyondan sonra beni odama sevk ettiler.
Odada sadece çok üşüdüm onun haricinde cin gibi kendimdeydim ve bebeğimizle ilgilendik tüm akrabalar yanımda.Yani son derece keyifliydi.Ama daha sonra geçen birkaç saat sonra hafif hafif ağrılar başladı.bu aralarda 3 saate bir ağrıkesici yapılacaktı.Onlar işe yarıyordu.En dayanılmazı susuzluktu.Saat 17:00 dan başlayan su içme yasağım 03:00 a kadar sürmüştü.Saat 03:00 da yürümem gerekiyordu.İşte bu kadar şeyin en zor kısmı o oluyor.Yürüme kısmı biraz sancılı geçiyor.Yataktan kalkmak zor,yürümek daha zor.Ama her seferinde acı biraz daha azalıyor.ikinci ün hastaneden yürüyerek çıktım.
3. gün kalkıp tuvaletimi yıkadım.1 hafta kadar külhan beyi gibi yürüdüm ama oda geçti.şimdi 37 gün oldu bomba gibiyim.
Kısaca özendirmek gibi olmasın ama normal doğum eğerki olmuyorsa kesinlikle epidural derim ben .
Tamamen uyuyupta yavrunuzun o muhteşem ilk saniyelerini kaçırmayın.Prensesler gibi doğurun:)))
Ben hiç ama hiç pişman değilim.
Bir sonraki yazım emziremeyen anneler için olacakkkk....
Şimdilik hoşça kalın dosça kalın ;)))))
3/20/2013
ANNE! BEN ANNE OLDUM.
Anne ,annem ,anneciğim , ben anne oldum.
Evet o her zaman hayalini kurduğumuz bebek şu an kollarımda .
Çok güzel ,yumuk yumuk elleri var ,sanki bana benziyor.Adını Tuna koyduk.
Kız olsaydı biliyorum istemezdin ama sana o kadar yakışan senin o güzel adını koyacaktım. SEVGİ.
Asabi çatık kaşlı ,ama çok masum bir erkek oldu işte.
Biliyor musun sana yine çok ihtiyaç duydum. Hamileliğim boyunca zaten hep aklımdaydın ama en çokta hastaneye en son bebebeğime kavuşmak üzere gidişimizde çok ama çok aradım etrafımda seni.Hatta bakındım da , belki hayattayken en çok arzu ettiğin şeyi görmek için çıkıp gelirsin diye. Ama yoktun.
Ama ben dayanamadım ağladım anne ayaklarım zor geçerken girişten. Meğer ne zormuş sensizlik ya da en çok yanımda olman gereken andı belki . Sonra babamın kırmızı dolu dolu gözlerini görünce sende yaptığım gibi güçlü olmak zorundaymışım gibi yine içime akıttım göz yaşımı, babama sarıldım. sonra girdim içeri.
Ya sen nasıl muhteşem bir insanmışsın.Doktorumuz zaten senin çalıştığın doktordu.Çok üzülmüştü kaybına .Ama beni en çok şaşırtıp onure eden ise ameliyatım boyunca benle ilgilenen ebenin beni sana benzeterek tanıması ve senin hakkında konuşmamız.Çok ama çok üzüldü.Benim küçüklüğümü kardeşimi,nasıl fedakar bir insan olduğunu söyledi bana bebeğim alınırken.Nasıl güzel ve çok nadir bir insan olduğunu anlattı bana ve ameliyathanede olan herkese.
Aslında sen işte o anda benim yanımdaydın taki odaya çıkana kadar .
Hatta hamileleğim son ayında Berrin teyzeyle karşılaştık bir bebek mağazasında beni görür görmez ağlamaya başladı.Senin o halimi görmeyi ne kadar çok istediğini.Arkadaşların en safı en temizi en güzeli olduğunu .hala eskilerle bir araya geldiklerinde seni andıklarını anlattı.Salya sümük ağladık anne o kalabalığın içinde.
Sen derdin ya anne olunca anlarsın gerçekten de anne olunca seni daha iyi anladım.Verilen emekleri uykusuz geceleri.Loğusalığım süresince Tuna ağladı ,ben ağladım.Tunam gaz sancısına ben sana ağladım anne.Nerdesin haksızlık bu diye isyan etmek geldi içimden ama sonra yinede şükrettim 26 yıl doya doya yaşayabildiğim için seni.Ah annem ah yerin asla doldurulmayacak.Hep özleyeceğim.Tunam'a seni anlatacağım.Hayatta olsaydın ne kadar şanslı bir çocuk olacağını ,onu ne kadar seveceğini, nasıl çılgın bir annaneye sahip olacağını anlatacağım.Yavrum seni bilerek büyüyecek annem.
Bazen hala kıvrılıp koynuna girmek istiyorum,kokunu içime çekmek,seni sımsıkı sarmak ,sana sığınmak istiyorum anne. Umarım kokum senin gibi olur annem.Senin gibi anne olabilirim annem.Ben seninle hala gurur duyuyorum oğlumda benimle gurur duyar annem.
Bu arada doğum günün kutlu olsun annem.Ne olur hep yanımızda ol,doğum esnasındaki gibi kendini hissettir annem.Şimdilik benden bu kadar seni çok ama çok seviyor ve çok özlüyorum.Burdan taaa oralara Tunam'ın mis kokuları gelsin annem.......
Evet o her zaman hayalini kurduğumuz bebek şu an kollarımda .
Çok güzel ,yumuk yumuk elleri var ,sanki bana benziyor.Adını Tuna koyduk.
Kız olsaydı biliyorum istemezdin ama sana o kadar yakışan senin o güzel adını koyacaktım. SEVGİ.
Asabi çatık kaşlı ,ama çok masum bir erkek oldu işte.
Biliyor musun sana yine çok ihtiyaç duydum. Hamileliğim boyunca zaten hep aklımdaydın ama en çokta hastaneye en son bebebeğime kavuşmak üzere gidişimizde çok ama çok aradım etrafımda seni.Hatta bakındım da , belki hayattayken en çok arzu ettiğin şeyi görmek için çıkıp gelirsin diye. Ama yoktun.
Ama ben dayanamadım ağladım anne ayaklarım zor geçerken girişten. Meğer ne zormuş sensizlik ya da en çok yanımda olman gereken andı belki . Sonra babamın kırmızı dolu dolu gözlerini görünce sende yaptığım gibi güçlü olmak zorundaymışım gibi yine içime akıttım göz yaşımı, babama sarıldım. sonra girdim içeri.
Ya sen nasıl muhteşem bir insanmışsın.Doktorumuz zaten senin çalıştığın doktordu.Çok üzülmüştü kaybına .Ama beni en çok şaşırtıp onure eden ise ameliyatım boyunca benle ilgilenen ebenin beni sana benzeterek tanıması ve senin hakkında konuşmamız.Çok ama çok üzüldü.Benim küçüklüğümü kardeşimi,nasıl fedakar bir insan olduğunu söyledi bana bebeğim alınırken.Nasıl güzel ve çok nadir bir insan olduğunu anlattı bana ve ameliyathanede olan herkese.
Aslında sen işte o anda benim yanımdaydın taki odaya çıkana kadar .
Hatta hamileleğim son ayında Berrin teyzeyle karşılaştık bir bebek mağazasında beni görür görmez ağlamaya başladı.Senin o halimi görmeyi ne kadar çok istediğini.Arkadaşların en safı en temizi en güzeli olduğunu .hala eskilerle bir araya geldiklerinde seni andıklarını anlattı.Salya sümük ağladık anne o kalabalığın içinde.
Sen derdin ya anne olunca anlarsın gerçekten de anne olunca seni daha iyi anladım.Verilen emekleri uykusuz geceleri.Loğusalığım süresince Tuna ağladı ,ben ağladım.Tunam gaz sancısına ben sana ağladım anne.Nerdesin haksızlık bu diye isyan etmek geldi içimden ama sonra yinede şükrettim 26 yıl doya doya yaşayabildiğim için seni.Ah annem ah yerin asla doldurulmayacak.Hep özleyeceğim.Tunam'a seni anlatacağım.Hayatta olsaydın ne kadar şanslı bir çocuk olacağını ,onu ne kadar seveceğini, nasıl çılgın bir annaneye sahip olacağını anlatacağım.Yavrum seni bilerek büyüyecek annem.
Bazen hala kıvrılıp koynuna girmek istiyorum,kokunu içime çekmek,seni sımsıkı sarmak ,sana sığınmak istiyorum anne. Umarım kokum senin gibi olur annem.Senin gibi anne olabilirim annem.Ben seninle hala gurur duyuyorum oğlumda benimle gurur duyar annem.
Bu arada doğum günün kutlu olsun annem.Ne olur hep yanımızda ol,doğum esnasındaki gibi kendini hissettir annem.Şimdilik benden bu kadar seni çok ama çok seviyor ve çok özlüyorum.Burdan taaa oralara Tunam'ın mis kokuları gelsin annem.......
3/18/2013
OĞLUMLA TANIŞIN...
Evet biraz geç oldu bu haberi burdan vermek ama kuzum geldi.Bugün tam 34 gün oldu.Tuna Kemal Üsgüloğlu.Şu an 34 dedim ama hala inanamıyorum zaman ne kadar çabuk geçmiş çok minikti ,hala da minik ama bir haftalıkken Allah'ım ne zaman büyüyecek 20 günü görecekmiyiz,2 gün olunca 1 aylık bebeği olanlara imrenip bir ayı görecekmiyiz derdim.Şimdide 34 günlük 40 'ını bekliyorum.Sonraki hedefimiz 3 aylık:)Napalım o kadar minik ki kıyamıyorum.Her an elim yüreğimde.
Yeni anne olacaklar için burdan tavsiyelerim olacak ve deneyimlerimi paylaşacağım.İnsan gerçektende çok ihtiyaç duyuyormuş bu bilgilere.
O kadar güzel bir duygu ki .Karnında hissetmek başka , koynunda hissetmek başka.Gün geçtikçe daha bir bağlanıyorsun.Aklıma gelince gözlerim doluyo.Kokusu hiç burnumdan gitmiyor.Onun acı acı ağlma sesinde kahrolup Allah'ım ne olur onun acısını bana ver diye dua ediyorum.Uyanıkken onu izleyip mimiklerine gülmek babasıyla en büyük hobimiz oldu.Bizim oğlan biraz asabi ve babası kılıklı keyifçi ,sabırsız, ağır adam.Ben kısaca ona sen Tuna Alemdarmısın oğlum diyorum.
Şu an bütün dualarımın içinde Allah'ım ne olur bu duyguyu yaşamak isteyen her kadına ver ,var.Bu duygudan mahrum kalınmamalı.
Bundan sonra her fırsatta oğluma yaazacağım günlük yazılarımı takip etmek isterseniz http://tunamagunluk.blogspot.com/ burda olacak.
Şimdilik iki ara bir derede hazırladığım bu yazıya son veriyorum.Kısa ve hızıca oldu,malum Tunam uyanmak üzere:)))
Hepinizi mis mis öperiz:)))))
Yeni anne olacaklar için burdan tavsiyelerim olacak ve deneyimlerimi paylaşacağım.İnsan gerçektende çok ihtiyaç duyuyormuş bu bilgilere.
O kadar güzel bir duygu ki .Karnında hissetmek başka , koynunda hissetmek başka.Gün geçtikçe daha bir bağlanıyorsun.Aklıma gelince gözlerim doluyo.Kokusu hiç burnumdan gitmiyor.Onun acı acı ağlma sesinde kahrolup Allah'ım ne olur onun acısını bana ver diye dua ediyorum.Uyanıkken onu izleyip mimiklerine gülmek babasıyla en büyük hobimiz oldu.Bizim oğlan biraz asabi ve babası kılıklı keyifçi ,sabırsız, ağır adam.Ben kısaca ona sen Tuna Alemdarmısın oğlum diyorum.
Şu an bütün dualarımın içinde Allah'ım ne olur bu duyguyu yaşamak isteyen her kadına ver ,var.Bu duygudan mahrum kalınmamalı.
Bundan sonra her fırsatta oğluma yaazacağım günlük yazılarımı takip etmek isterseniz http://tunamagunluk.blogspot.com/ burda olacak.
Şimdilik iki ara bir derede hazırladığım bu yazıya son veriyorum.Kısa ve hızıca oldu,malum Tunam uyanmak üzere:)))
Hepinizi mis mis öperiz:)))))
1/23/2013
''BİR DUA...'' Gerçek bir hikayeden.
BİR DUA.......
Moses Mendelssohn yakışıklı bir adam değildi.Boyu kısa olduğu gibi,çok garip de bir kamburu vardı.Moses Mendelssohn günün birinde Hamburgda yaşayan bir iş adamını ziyarete gitti.İş adamının Frumtje adında,çok güzel bir kızı vardı.
Moses bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutuldu.Fakat güzel kız onun bu çirkin görüntüsünden ürkmüştü.O nedenle , onun sevgisine karşılık vermek ,yüzüne bile bakmak istemiyordu.Ayrılma zamanı geldiğinde Moses güzel kızın karşısına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak sevgisini anlatmayı denedi.Kızın güzelliği öylesine olağanüstüydü ki ,bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü.Fakat kızın yüzünü kaldırıpta yüzüne bakmamaktaki direnci Moses'i çok üzdü.
Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık bu güzel kıza bir soru sordu.
__ Evlilikleri kaderin belirlediğine inanır mısınız ? dedi.
__ Elbette ,diye cevapladı genç kız,gözlerini kaldırmadan.Moses'in yüzüne bakmamaya çalışarak bir soru da o sordu:
__ Peki ya siz ,dedi,
__ Siz inanır mısınız buna ?
Moses bir an bile duraksamadan cevap verdi:
__ Evet ben de inanırım. Ve sözlerine şöyle devam etti:
__ Biliyor musunuz ,annem bir erkek çocuğu doğuracağını hissettiğinde şöyle dua etmiş:
__ Tanrım hiç şüphesiz benim oğlum için bir kız belirledin kaderinde .Eğer oğlumun evleneceği kızda bir sakatlık olacaksa ,bu sakatlık benim oğlumda kalsın,evleneceği kız güzel olsun.Sakat ve çirkin bir kadın ,sakat ve çirkin bir erkekten daha çekilmez olur.
Moses'in bu sözlerinden sonra Frumjte gözlerini yerden kaldırdı.,onun gözlerinin içine baktı,elini uzatıp Moses'in elini tuttu.Ve daha sonra Moses'in sevgili eşi oldu.
Bu öykü bir ''peri masalı'' değil.Ünlü Alman besteci
Mendelsshon'un büyükbabası ile büyükannesinin evlenmelerinin
öyküsüdür.
Alıntı:KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL.
Demek ki bundan sonra güzel bir kadın yanında çirkin bir adam , yakışıklı bir adam yanında çirkin bir kadın görünce yorum yapmadan bir kaç kez düşünmek lazım . Bu dua bir evlada gerçekten hayırlı bir dua mı yoksa beddua mı bir erkek çocuğuna hamile olan anne adayı olarak ben karar veremedim:)))Allah hayırlısını, kalbi,huyu vicdanı güzel olanı yazsın kaderlerine...
1/20/2013
34 HAFTAYI DEVİRDİK:)))
Evet devirdik mi artık koskoca 34 haftayı kaldımı 6 hafta .İçimdeki mucize hergün kendini başka bir şekilde hissettiriyor.Bugün yaptığı haraketlerin dün yaptıklarıyla alakası bile yok.Çok ilginç ama evet hergün bebeğimi başka bir şekilde hissediyorum iki hafta önceki halinin bugünle alakası yok.Anne olanlar bilirler bu duyguyu.Özel bir durumdan dolayı anne olamayanlara diyeceğim bir şey yok ama anneliği keyfi olarak bekletenler çok ama çok şey kaçırıyorsunuz.Bence şuan itibari ile koşun uykuya:)))
Keşke kelimeler cümleler yetsede anlatabilsem duygularımı ne hissettiğimi.Tarifsiz masal tadında pespembe.Bazen meleğimin hareketsiz olduğunu hissediyorum.Büyük bir panik yaşıyorum ve sanki o bunu hissedip hemen hopp bir tekme 'Korkma anne ben burdayım 'der gibi.
Bide hani derler ya Cennet Anaların Ayağının Altındadır diye.Evet gerçektende cennet birilerine karşılıksız bahşedilecekse o da analardır.Neden mi daha ilerisini henüz bilemiyorum ama şuan kilerde bile şimdiden meleğim için bir çok şeye katlanıyorum.Pes ettiğim anda onun bir tek haraketi siliyor herşeyi.Artık uykusuz gecelere çoktan karıştım.Gece en az 4 kez WC , 8 bardak su.1 saat yatak odasında 1 saat oturma odasında uyumaya çalışma çabaları,ateş basmaları ,sıcaktan dolayı çekilen uykusuzluk.Sabah ezan sesiyle uyuduğunda saat 6 da çalan hadi kalk işe git diye bağıran telefon alarmı.Şiş gözlerle uykusuz gidilen işte masa başında çekilen korkunç sırt ağrıları.Aman bunlar sakın korkutmasın hepsine katlanılıyor.Hani doğuranlar derler ya bir gülüşü herşeye bedel tüm yaşadığın olumsuzluğu unutmak için.Unutuyorsun.gerçektende.Onun içimdeki bir kıpırtısı ,Onu kollarıma alacağım göreceğim heyecanı çekilen her acıya her sıkıntıya bedel.
Bi de asla mağazadan birşey alırken hiç bukadar mutlu istekli heyecanlı olmamıştım.Ona aldığım her kıyafette içindeyken meleğimi hayal edip ona bir an önce sağlıkla sıhhatle kavuşmak istiyorum.
Neyse şimdilik bukadar,E hadi kuzumla benden hoş vakitler:))))
(Bu fotoğraflarda 30 haftalıkken)
11/23/2012
SIKILAN BAKSIN.
Sıkıldım sıkıldım sıkıldım .Hamilelikten değil ama her gün ne giyeceğim derdinden.
Yine de yaza göre daha şanslıyım aslında uzun tunikler , taytlar ve çizmeler hayat kurtarıcı.
Bugün 26 haftamız bitiyor hamilelikte ve bende kocaman bir karın leğen kadar bir basen ördek gibi bir görüntü ve o öredeğin pati pati yürüyüşü var.
Herkes yalan söyleyebilir ama ah şu aynalar yok mu hiç lafını esirgemeden suratına pat pat her gerçeği vuruyor vallahi.
Yazık vallahi bana,her gün alış veriş sitelerini açıp açıp bu yılın trendlerine salya akıtıyorum.Zayıf incecik hatunlar bana ciğer gibi geliyor.Bu arayışlar içinde yeni yeni siteler keşfediyorum. Alamayacağım halde ay şunu da alsam 36 bedeni nasıl olsa zayıflayacağım tekrar diyerek hayal kuruyorum ama nanay hadi zayıflayamazsam en küçüğü 34 en büyüğü 36 beden olan dopdolu olan geçici olarak ücretsiz izin verilmiş kocaa bir dolap ve en büyük boy iki hurcum arasına o el kadar şeyleride atıp zaten altüst olmuş dünyamda daha büyük depremler yaratamam deyip vaz geçiyorum.Hele o ayakkabılarım aman Allahım hiç biri mi olmaz sakın bana sizde demeyin 'üzgünüm ama hamilelikten sonra ayaklar 1 numara büyük kalıyor'.NNNaayırrrrrrrrrrrrrrr.hem daha giyemediğim ayakkabılarım var hem de zaten 39 numara olan ayaklarım daha ne kadar büyüyebilir.Kabusa Bak.Vallahi evde bir servet yatıyor.Aç gözlü kurt arkadaşlarım kapılarda ancak ben öldükten sonra sahip olabilirsinisz diyorum :p Şaka maka da onlar benim zayıflamam için amacım.veremem veremem veremem şekerler.
Neyse bu kadar ağlar sızlarken Allah korusun erken doğum olsa doğursam giydirecek bir bez parçası bile olmayan oğluma minnoşuma yeni doğan katogorisinden beş parça tulum aldım .Allahım Allahım o ne tatlı el kadar şeyler .Bu arada ateş pahası da .Yaw el kadar parçalar ne fiyatlar ama .Sanırım 1 yıl sonunda benim minnoşun dolap serveti beni ikiye katlar:))Yani her işte bir hayır varmış derken kendime alamadığımın acısını oğlumla çıkaracağım.Annesine yar olmuyor yavrusuna olsun bari dimi.
Tam bu sıralarda bir mail aldım sevgili Eylül.Eylül öncelikle bir indirim sitesiyle haberdar etti bu site http://www.indirimlr.com .Kesinlikle girip bakmanızı tavsiye ediyorum.Ve şöyle güzel bir yarışmaları var .Yılbaşına ait En güzel kombini yapan için güzel hediyeleri var.Dilerseniz Eylülün adresinden http://indirimlr.blogspot.com/ detaylı bilgileri alabilir siniz.Ben Kesinlikle katılmak istiyorum.Yılbaşında giyemeyeceğim ama en azından görüpte içimin yağlarının eridiği elbiselerden bir kombin yapabilirim.Birazda ruhum doysun.Böyle bir yarışma için çok teşekkür ederim Eylülcüm.
Neyse canlar ,o vakit ben şimdilik kaçar .Kendi koca bedenimde kendi halimde işimi gücüme döneyim.Hepinizi çok sever ve kucaklarım :)))
Yine de yaza göre daha şanslıyım aslında uzun tunikler , taytlar ve çizmeler hayat kurtarıcı.
Bugün 26 haftamız bitiyor hamilelikte ve bende kocaman bir karın leğen kadar bir basen ördek gibi bir görüntü ve o öredeğin pati pati yürüyüşü var.
Herkes yalan söyleyebilir ama ah şu aynalar yok mu hiç lafını esirgemeden suratına pat pat her gerçeği vuruyor vallahi.
Yazık vallahi bana,her gün alış veriş sitelerini açıp açıp bu yılın trendlerine salya akıtıyorum.Zayıf incecik hatunlar bana ciğer gibi geliyor.Bu arayışlar içinde yeni yeni siteler keşfediyorum. Alamayacağım halde ay şunu da alsam 36 bedeni nasıl olsa zayıflayacağım tekrar diyerek hayal kuruyorum ama nanay hadi zayıflayamazsam en küçüğü 34 en büyüğü 36 beden olan dopdolu olan geçici olarak ücretsiz izin verilmiş kocaa bir dolap ve en büyük boy iki hurcum arasına o el kadar şeyleride atıp zaten altüst olmuş dünyamda daha büyük depremler yaratamam deyip vaz geçiyorum.Hele o ayakkabılarım aman Allahım hiç biri mi olmaz sakın bana sizde demeyin 'üzgünüm ama hamilelikten sonra ayaklar 1 numara büyük kalıyor'.NNNaayırrrrrrrrrrrrrrr.hem daha giyemediğim ayakkabılarım var hem de zaten 39 numara olan ayaklarım daha ne kadar büyüyebilir.Kabusa Bak.Vallahi evde bir servet yatıyor.Aç gözlü kurt arkadaşlarım kapılarda ancak ben öldükten sonra sahip olabilirsinisz diyorum :p Şaka maka da onlar benim zayıflamam için amacım.veremem veremem veremem şekerler.
Neyse bu kadar ağlar sızlarken Allah korusun erken doğum olsa doğursam giydirecek bir bez parçası bile olmayan oğluma minnoşuma yeni doğan katogorisinden beş parça tulum aldım .Allahım Allahım o ne tatlı el kadar şeyler .Bu arada ateş pahası da .Yaw el kadar parçalar ne fiyatlar ama .Sanırım 1 yıl sonunda benim minnoşun dolap serveti beni ikiye katlar:))Yani her işte bir hayır varmış derken kendime alamadığımın acısını oğlumla çıkaracağım.Annesine yar olmuyor yavrusuna olsun bari dimi.
Tam bu sıralarda bir mail aldım sevgili Eylül.Eylül öncelikle bir indirim sitesiyle haberdar etti bu site http://www.indirimlr.com .Kesinlikle girip bakmanızı tavsiye ediyorum.Ve şöyle güzel bir yarışmaları var .Yılbaşına ait En güzel kombini yapan için güzel hediyeleri var.Dilerseniz Eylülün adresinden http://indirimlr.blogspot.com/ detaylı bilgileri alabilir siniz.Ben Kesinlikle katılmak istiyorum.Yılbaşında giyemeyeceğim ama en azından görüpte içimin yağlarının eridiği elbiselerden bir kombin yapabilirim.Birazda ruhum doysun.Böyle bir yarışma için çok teşekkür ederim Eylülcüm.
Neyse canlar ,o vakit ben şimdilik kaçar .Kendi koca bedenimde kendi halimde işimi gücüme döneyim.Hepinizi çok sever ve kucaklarım :)))
11/01/2012
HOMİNİ GIRTLAK,PUFİDİ KANDİL,TUMBA YATAK
Bu sözü alıpta şarkı yapan Sevgili Sezen ablamız minik serçemiz kesinlikle biz hamileleri düşünerekten yapmıştır.Hatta kendi hamileliğinden etkilenmiştir.Şu an bu yazıyı okuyan bütün hamile annecikler ya da doğum yapmış ve aradan kaç yıl geçerse geçsin o hamilelik duygusu acısıyla tatlısıyla buram buram burnunda olan anneler %100 bana katılıyorlardır. Niye mi?Hemen açıklayalım.
Homini Gırtlak,Pufidi Kandil,Tumba Yatak kısaca ye ,iç ,yat demek.Ye,dua et ,sev değil.
Hamileysen yersin,yedikten sonrada lambaya püff der uyursun hatta lambaya püfff demene gerek yok,gece gündüz.Evde-işte, arabada-dolmuşta sandalyede-koltukta hiç fark etmiyor,her an uyku halinde oluyorsun.
İşten eve gelipte 7,00 da yemek yapmaya başlayan ben 8,30 da koltuğa tv karşısında 2,80 uzanıp sonra gözünü açtığında saatin 11 olduğunu farkedip uyku halinde yatağa sürünerek gidiyorum.Zaten rezil uykuyu hep sevmiştim ama yinede arada ay yok yatağım diyebiliyorken şuan hopp sandalye bile olabilir rep rezil uyku modundayım.Ama en kötüsüde gittiğiniz misafirliklerde gözünüzün hep uzanacak bir yerde olması ve hani her yerde uyuyabiliyorsunuz ya o yüzden o sandalyenin koltuğun minderin yastığın size O Ses Türkiyedeki jüri üyeleri gibi ''beni seç beni seç'' demeleri ve mutlu son şahsımca saat 9,30 u görüyorsam misafirlikte bile şanslıyım napayım uyuyorum ben Hamileyim:)
Hele ki o doyumsuzluk offff ye ye nereye kadar dimi çok nadir kendimi tutabilsemde çoğu zaman aman boş ver mehtap kimse yok görmüyor işte ye diyorum ve hominide gırtlak yapabiliyorum.en son vukuatim gece farklı olarak yine uykuya daldığım 8,30 kanepemden 12,00 civarlarında kalkarken sevgili kocamın mutfakta aşırdığı sarellanın ağzını açık bıraktığını görünce önce kısa da olsa sinirli bir göz pörtlemesi ve hoppp hemen ardından ayağa kalkmış ve içeriden gelen sevgili mide seslerimi duymamazlıktan gelemeyerek yarı uykulu halimle oturup başına nerdeyse yarım ekmek yiyeyerek karıncağızımı ödüllendirdim.Sonrada Yarı kapalı gözlerle hiç birşey olmamış gibi yatağa.
Neyse kısa ve öz şuan oldum küçük bir fil Allah sonumu hayır etsin.Daha önümde 4 ay var .Meleğim 'dur sakın yeme ne olur dayan'derken şeytanım ise ' Mehtap nasıl olsa hamilesin ye tabikide sonra verirsin amannnn battı balık yan gider'diyor.Bu durumda sevgili babannemin lafını kullanmak lazım Kör Şeytanın Kör Gözüne .... ama diyemiyorum işte .Neyse ya hepinizi çok çok öper Hamile arkadaşlarıma bir nevi tercüman olup onların desteklerini beklemekteyim:)))
O VAKİT PUFİDİ KANDİL:))
Hele ki o doyumsuzluk offff ye ye nereye kadar dimi çok nadir kendimi tutabilsemde çoğu zaman aman boş ver mehtap kimse yok görmüyor işte ye diyorum ve hominide gırtlak yapabiliyorum.en son vukuatim gece farklı olarak yine uykuya daldığım 8,30 kanepemden 12,00 civarlarında kalkarken sevgili kocamın mutfakta aşırdığı sarellanın ağzını açık bıraktığını görünce önce kısa da olsa sinirli bir göz pörtlemesi ve hoppp hemen ardından ayağa kalkmış ve içeriden gelen sevgili mide seslerimi duymamazlıktan gelemeyerek yarı uykulu halimle oturup başına nerdeyse yarım ekmek yiyeyerek karıncağızımı ödüllendirdim.Sonrada Yarı kapalı gözlerle hiç birşey olmamış gibi yatağa.
Neyse kısa ve öz şuan oldum küçük bir fil Allah sonumu hayır etsin.Daha önümde 4 ay var .Meleğim 'dur sakın yeme ne olur dayan'derken şeytanım ise ' Mehtap nasıl olsa hamilesin ye tabikide sonra verirsin amannnn battı balık yan gider'diyor.Bu durumda sevgili babannemin lafını kullanmak lazım Kör Şeytanın Kör Gözüne .... ama diyemiyorum işte .Neyse ya hepinizi çok çok öper Hamile arkadaşlarıma bir nevi tercüman olup onların desteklerini beklemekteyim:)))
O VAKİT PUFİDİ KANDİL:))
8/17/2012
DEFOL GİT BAŞIMDAN POLYANNA
O herşeyin
olumlu tarafından bakabilen ,en kötü olaylarda bile kendine mutlu edebilen,hep
güler yüzlü nazik olan POLYANNA’nın ben ağızına lapakla tüküreyim.Onu idol
aldık,mutlu olduğumuzu sandık ,iyi halt etik.Şunu çok ama çok iyi anladım ki
ben nazik ince oldukça hatta çok ince ince düşündükçe Böyle hertarafıma gövdesi
kalın mı kalın uçu ince mi ince kup kuru giren girdi işte, anlayın.
Arkadaş
sokan yaranır lafı o kadar doğru bir laf ki.Yıllarca salak gibi hatır gönül
dedik büyük saygı dedik,arkadaş üzgün dedik,Allah Allah yok yok öyle demek istememiştir
boş anına gelmiştir dedik durduk.Meğersem kandırmışım kendimi.Salağım.
Artık ilgi
alanımdaki insanlar o böyle lafı ince ince sokarlar nasıl girdiğini anlamaz
bide oh çok şükür dersin ,herşeyler tekelindedir senin düşündüğünü ama diline
koymadığını yada bir kez başbaşa söylediğini daha sonra kendi fikriymiş ilk kez
aklına gelmiş gibi ortaya atar sende saf saf e ben de böle düşünmüştüm
dediğinde utanmadan sıkılmadan ar namus olmadan ahahah ne kadar özentisin deyip
bide aşağılar ya seni.Bir de sen hep hoşgörülü şaka kaldıran güleryüzlüsün
herkes sana her bok,saçma sapan her şakayı yapar da herkesle kendine gülersinnn
okadar enginleşirsin ama aynı kişiye gidipte daha basit bir şey dersin de üstüne
köpek gibi saldırır aygır gibi suratını sallandırır.Herkesin en iyi arkadaşı
görünür özentidir ama nerde laf oraya kayar ,nerde ortam oraya kaçar ama yinede
senin en iyi arkadaşındır ya ,senden aldığını başkasına satar aman bak kimse
bilmiyor der ama aslında herkes biliyordur.herkese kendini özel hissettirir ama
bi bok değilsindir.herşeyi ben bilirim havasındadır kibir hat safhada
mütevazilik yerlerde yaptığı iyilikte gizli saklı değil ortada olan insanlar
size diyorum her bokunuza özeniyorum artık.
Artık
bilmiyorum hamilelikten mi nedir hormanal mi kafayı yedim.Haksızlığa zaten
gelemezdim şimdi hiç gelemiyorum ,Artık hiç de nazik ince duyarlı olamıcam bana
gelene kadar kaşıya gelsin dicem.valla bende lafları sokup sokup asla alttan
almayıp ohhh şöyle ayağımı uzatıp izlicem.
Böyle
sahte riyakar yalancı yalaka mı yalaka insanlardan nefret ötesi nefret ediyorum
ama bakıyorum da onlar gayet daha mutlu .Size diyorum iğrenç yalaka ne oldum
delisi sonradan görme ,riyakar ,burnu havada maymunellalar o burnunuzu kıçınıza
sokacam.Gitti o salak saf suskun saygılı sevgili mehtap .Öldürdünüz.Hadi
bakalım hepinizi helvamı yemeye bekliyorum içinde enfes ağzınıza layık yılanlar
çiyanlar pislikler olacak.AFİYET OLSUN.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)